ANA SAYFA | FAVORİLERİME EKLE | İLETİŞİM YENİ DOKTOR KAYIT  |  HASTANE KAYIT  MEDİKAL FİRMA KAYIT
 
Şifremi Unuttum    Yeni Üye Kayıt
 
Doktorlar | İsme Hasta Soruları | Cevaplı Havuz Soruları | Hastalıklar A-Z | Hazır Soru Cevaplar | Laboratuar Testleri | Tedaviler | Teşhis Koy | Reklam Ver
Sağlık Videoları  | İlaç Rehberi | Tıp Sözlüğü | Hastaneler | Medikal Firmalar
 
 
 
 
MEDİKAL FORMÜLLER
Hamile kalma zamanı, doğum zamanı Hesaplama
Koroner Kalp Hastalığı Risk Hesaplaması
Child-Pugh Skorlaması
Vücut kitle indeksi, Vücut yüzey alanı
 
DUYURULAR
 Sayın üyeler aldığınız cevaba ek soru sormak istediğinizde ne yapmalısınız...
 
 
 
 
 
 

A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V X W Y Z

Tüm Bölümler » Psikiyatri »

Obsesif-Kompulsif Bozukluğu(Okb) Takıntı-Zorlantı Hastalığı

Ve   Veya  Aynen   
 

    Editör : Uzm.Dr. Zengibar ÖZARSLAN

Güncellenme :  24.4.2012
 

Bu Doktor Soru Kabul Etmektedir.

    Giriş    | Tümüne Gözat
 

Giriş

Obsesif-Kompulsif Bozukluğu(Okb) Takıntı-Zorlantı Hastalığı


Takıntı zorlantı ya da saplantı zorlantı hastalığı gibi isimlendirilen bu hastalığın tanımı olarak;kişinin kimi zaman kendisi istemeden ve saçma geldiği halde zihnin kendi ürünü olduğunu düşündüğü, atamadığı sürekli,yineleyeci, girici ve saplantılı düşünceler,dürtüler ya da düşlemlerin oluşturduğu sıkıntı, bunaltıyı ortadan kaldırmak için zorlantı olarak nitelendirilen saplantısı ile gerçekçi bir ilişkisi olmadığı halde yapmak zorunda kaldığı zihinsel, sözel,davranışsal, tekrarlayıcı eylemlerin günlük hayatında çok yer kaplaması, ilişkileri ve işlevselliği bozmasıdır.

Elbetteki her insan için saplantılı, takıntılı düşünceler oluyor ama burada önemli olan bu girici düşüncelerin nasıl yorumlandığı ile ilgili yanlış otomatik düşüncelerin oluşturduğu  tehlike algısını kendi sorumluluğu ya da suçu gibi görme durumunu ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcamasıdır. Örneğin çoğu insan market alış verişi yaparken bazı ürünlerin son kullanma tarihlerine bakma ihtiyacı hisseder. Bu kabul edilebilir bir kaygı iken, her ürünün son kullanma tarihlerini ve en ince ayrıntısına kadar saklama koşullarını araştırmaya kalkmak, bunun için saatlerini harcamak ve birilerinin bunlardan zehirlenebileceğini kendi suçu olarak görebileceğinden ve kendisine bile güvenemediğinden alış veriş yapamayan biri için OKB hastası diyebiliriz.

Saplantı ve zorlantıların ortak özellikleri öncelikle irade dışı ortaya çıkmalarıdır. İlk başlarda hastalar bunlara ciddi düzeyde  direnirler. Fakat daha sonra direnmenin boşuna olduğunu düşünüp tutsağı olurlar. Böylece korkularını ve kendilerini suçlamalarını zorlantıları kullanarak azaltırlar. Artık benliğe yabancı olan saplantı ve zorlantılar benliğe uyumlu bir nesne konumuna dönerler. Bu durum hastalarda saplantıların kendi içlerinden geldiği, kendilerine ait olduğu duygusunu pekiştirir. Zorlantılar savunma işlemi görmeye başlar. Buna rağmen hastalar zarar görme düşüncesinden dolayı tüm çabalara rağmen güveni ve inancı tamamen oluşturamaz. Hastalar ne eyleme başlamanın gerektiği, ne eylemin doğru yürütüldüğü ne de başarıyla sonlandığı  güvenini kazanamazlar.

OKB’deki takıntılı düşünceleri sırayalayacak olursak bunlar bulaşma, kuşku, simetri, zarar verme, cinsel, dinsel, bedensel takıntılardır. Buna karşılık zorlantılar ise kontrol etme, yıkama, yıkanma, düzenleme, biriktirme, sayma, dua etme, çeşitli ritüeller sayılabilir.
Takıntı hastalığı toplumda görülme sıklığı ortalama %2-3 kadar olup kadın-erkek eşit sıklıkta görülür. Ergenliğin son dönemlerinde daha sık görülmeye başlanır. Genetik, biyolojik, çevresel ve stresör faktörler OKB oluşumundaki sebeplerdir.

Sadece takıntı (obsesyon) ya da sadece zorlantı (kompulsiyon) görülmekle birlikte klinikte daha çok ikisi birlikte görülmektedir. Çok çeşitli,  tekrarlayıcı olması ve depresyonu tetiklemesi tedaviyi zorlaştıran sebeplerdir. Bazı hastalarda birden fazla takıntı ve zorlantı bir arada olabilirken bunlar zaman içinde yer değiştirebilir. Örneğin, temizlik takıntısı ile birlikte kontrol etme ya da simetri takıntısı birlikte olabilir. Önceleri  cinsel takıntısı varken yıllar sonra dinsel takıntısı olabilir.
Hasta bu düşüncelerinin kendi ürünü olduğunu düşündüğü için gerçekleşmesi durumunda tüm sorumluluğu suçluluk duygusu ile taşıyamayıp yaşadığı sıkıntı ve bunaltıyı ortadan kaldırmak için zorlantılara başvurur. Bu durum ilk başlarda hastayı rahatlatırken daha sonraları o kadar çok zaman alan ve durdurulamayan ritüellere dönüşür ki hasta artık günlük aktivitelerine, işine ve ilişkilerine zaman ayıramaz, yoğunlaşamaz hale gelir. 

Sıklıkla görülen takıntılar ve buna karşı gelişen kompulsiyonları sıralayacak olursak;
1-Kirlenme takıntısı: Bu takıntıda kişi iğrendiği, tiksindiği ya da korktuğu durumla ilgili aşırı zihinsel uğraşlarda bulunur. Örneğin idrar, ter, mikrop, kir, hayvanlara dokunma, kapı kollarının kirlenmesi, hastalık bulaşması gibi. Bu durumda zorlantı olarak aşırı yıkama ve yıkanma, bir şeye dokunmaktan kaçınma, hastalıklara karşı aşırı hassas sorgulamalar, insanlarla temastan kaçınma, dışarıda yemek yemeden kaçınma, evdeki diğer bireylerin temizlenmesi ile uğraşma.
2-Düzenleme takıntısı: Eşyaların asimetrik dizilmesi, sıralama hatası, kıyafet uyumu, hizalama hatası. Buna gelişen zorlantı eğik duran eşyayı düzeltme, kıyafetlerde uyum arama, her nesneyi sınıflandırma, ayırma.
3-Dinsel takıntı: Dinsel inanışlarla ilgili kaygı, aşırı uğraş, abdest almada yanlış yapma kaygısı, camide küfür etme kaygısı. Buna gelişen zorlantı camiye gitmeme, tekrar tekrar abdest alma, dinsel konuları konuşmama, içinden küfür geçme durumuna karşılık tövbe etme ve sürekli besmele çekme.
4- Zarar verme takıntısı: Kendine zarar verme, başkalarına zarar verme, kontrolü kaybedip saldırma kaygısı. Buna gelişen kompulsiyon zarar vermekten korktuğu durumlardan kaçma, kesici aletlerden uzak durma, çocuğunu kucağına almaktan kaçma, ürünlerin son kullanma tarihlerini takip etme, ilaç kutularını saklama gibi.
5-Cinsel takıntı: Cinsel içerikli konuşma kaygısı, cinsel organa bakma kaygısı, cinsel fantezi kurma kaygısı gibi. Buna gelişen zorlantı bakmaktan kaçınma, sohbetden kaçınma, cinsel ilişkiden kaçınma.
6-Biriktirme-saklama takıntısı: İşi bittiği halde eşyayı saklama, gereksiz nesneleri biriktirme, atamama, çöp toplama,  biriktirme gibi.
7-Kontrol etme –denetleme: Kapıların kilitlendiğinden emin olma, doğalgazın kapatıldığından emin olma, yemeklerin bozuk olup olmadığını kontrol etme gibi sayılabilir.

Takıntı zorlantı hastalığında  yanlış otomatik düşüncelere örnek verecek olursak;  kötü bir şey aklıma gelirse kesin kötü bir şey olacak, eğer ben bir şeyler yapmazsam kötü bir şeyler olacak, güvende değilsem büyük bir tehlike beni bekler, birine zarar vermemem için her zaman çok dikkatli olmalıyım, kötü bir düşüncenin aklıma gelmesi ile sanki onu yapmışım gibi geliyor, her şey yüzde yüz tamam değilse rahatlayamam, eğer ben bunları yapmazsam sevdiklerimi koruyamam gibi.

OKB’ de bir eylemle ilgili düşünmek, onu yapmak gibi algılanır. Kendilerine ya da başkalarına gelebilecek zararları engellememeye çalışmak ona zarara neden olmakla aynı şey. Eğer sonuç üzerinde herhangi bir etkisi varsa sonuçtan tamamen sorumlu olduğu anlamına geliyor. Olasılığın düşük olmasının bir önemi yok mutlaka onun başına gelebileceğini düşünürler. Eğer bir tehdit varsa onun zararlarını istiyormuş gibi geldiğinden düşüncelerini kontrol etmek zorunda hissederler. Bu da  daha fazla o düşünceyle uğraşı arttırıyor.

OKB’ deki işlevselliğin bozulması çok dramatik olabilir. Panik atakda kişi kendi sağlığı hakkında kaygı duyarken OKB’de ilişki halindeki hemen herkesin  kendisinden kaynaklı tehdit altında olduğunu düşünür. Bu düşünceden kurtulmak için çok fazla zorlantı içinde kalır.

Kapısını kilitlediğinden emin olmadığı için kilometrelerce yolu geri dönmek için zaman harcayan, çocuklarına zarar vereceğini düşündüğü için saatlerce sebze,meyve yıkayan,tuvaletini yaparken idrarının bir yerlerine sıçradığını düşünen hastanın saatlerce temizlenmeye çalışması,elini gün içinde defalarca ve herseferinde çok zaman harcayan, gusül abdestini tam olarak almak için defalarca tekrarlayan, abdest alırken doğru sırayla ya da eksik yapmışmıyımdır diye defalarca tekrarlayan, camide aklıma küfür etmek geliyor diye gitmekten kaçınan, ağzından küfür çıkacak diye toplum içinde bulunmaktan kaçınan, aklına gelen herşeyi karşısındakine sormak zorunda hisseden, yeni doğmuş bebeğini boğacağını ya da kucağından atacağını düşünen, sevdiklerine zarar gelmesin diye çok enteresan ritüeller geliştiren birçok  saplantı ve zorlantılar sıralayabiliriz.
Saplantı zorlantı hastalığında tedavi olarak ilaç tedavisi ve psikoterapi yapılır.Kullanılan antidepresan ile birlikte psikoterapi eşzamanlı yapıldığında daha iyi sonuç alınır.

Dr. Zengibar ÖZARSLAN Psikiyatri Uzmanı







İlgili Kelimeler Listesi: obsesif kompulsif,takıntı zorlantı,okb hastası,cinsel takıntı,dinsel takıntı,
Not: Aşağıdaki linklerden ilgili diğer konuları okuyabilir, mavi linkler hızlı site içi arama yapabilirsiniz
    Giriş    | Tümüne Gözat

Bu Hastalık 4545 kez okunmuştur.
+1 e tıklayarak Gmail de dostlarınıza bu yazıyı tek tıkla gönderebilirsiniz
 
BU KONUDAKİ ANA MAKALELERİ OKU: 
 
DİĞER İLGİLİ YAZILARI OKU
 obsesif kompulsif    takıntı zorlantı    okb hastası    cinsel takıntı    dinsel takıntı      
 
 

Bu Sayfayı Arkadaşına Gönder Oda Okusun..    
Adın Soyadın :
   
Arkadaşının Adı Soyadı :
Mail Adresi :
 

 
 
 
 
 
Anasayfa  |   Hastalıklar  |   Üye Doktorlar  |   Hasta Soruları  |   İlaç Rehberi  |   Tıp Sözlüğü  |   Konsültasyonlar  |   Sağlık Haberleri  |   Medikal Hesaplar  |   Güncel Tedaviler  |   Kategorize Hazır Soru-Cevaplar  |   Tanısal Algoritma  |   Reklam  |   İletişim | 

Sponsor Linkler:   
Copyright © Telif hakkı © 2007-2017 Saglikdanis.com
Yasal uyarı: Bu sitede yayınlanan resim, yazı ve diğer uygulamaların her hakkı Akcan Sağlık Hizmetleri. Ltd. Şti. 'ye aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu site kişileri sağlık alanında bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler tanı ve tedavi amaçlı kullanıldığında sorumluluk tamamen kullanıcıya aittir. Siteye girmekle bu şartları okumuş, anlamış ve kabul etmiş sayılırsınız. İçeriği izinsiz kullanmak yasaktır